Bugun...



SP ELAZIĞ İL BAŞKANI AKIN'DAN BASIN AÇIKLAMASI

İLİN İDARECİLERİ VATANDAŞIN ÖNCELİKLERİNE YÖNELMELİDİR

facebook-paylas
Güncelleme: 14-02-2021 23:50:09 Tarih: 12-02-2021 23:30

SP ELAZIĞ İL BAŞKANI AKIN'DAN BASIN AÇIKLAMASI

Bismillahirrahmanirrahim Çok saygıdeğer Elazığlı hemşehrilerim, Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Bugün burada Elazığımızla ilgili en önemli konuları konuşmak üzere huzurlarınızdayım. İLİN İDARECİLERİ VATANDAŞIN ÖNCELİKLERİNE YÖNELMELİDİR. Sevgili vatandaşlarım bir insan neye inanırsa onu öncelikleri arasına alır, bu değişmez bir gerçektir. Bir idareci gerçekten “insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadis-i şerifine inanmış ise, gece başını yastığa koyduğunda “ben yarın bu insanların hangi sorunu çözmeye çalışayım” diye uyuyamaz. Allah bir insana bir mevkide idarecilik nasip etmişse bilmelidir ki o gün bir tane bile satış yapamamış esnaftanda, elektrik doğalgaz faturasını ödeyemeyen vatandaştanda, işsizlikten bunalıma giren bir gençten de, kaldırımlarında işaret yok diye yürüyemeyen görme engelliden de, kent merkezinde içecek su zavallı bir kuştan dahi sorumludur. Bu yüzden bir ilin idarecileri bu gerçeği bilerek önceliklerini iyi belirlemelidir. Sizin eğer kentinizde işsizlikten kırılan gençleriniz varsa, siz çıkıp ben buraya en büyük stadyumu yapacağım derseniz veya sanayi siteleriniz bakımsızlıktan yıkılıyorken ve yetersiz iken ben şuraya villalar yapacağım derseniz en hafif tabirle abesle iştigal etmiş olursunuz ve ayrıca bu milletin parasını israf etmiş olursunuz. ELAZIĞ’IN DAĞININ TAŞININ DEĞERİNİ BİLMEYEN, İNSANINA DA DEĞER VERMİYOR DEMEKTİR. Sevgili hemşehrilerim,  Şöyle bir Elazığımızın ormanlık arazilerine dağlarına bir bakın. Her taraf kupkuru. Sivrice gibi bir doğa harikası kendi kaderine terk edilmiş durumda. İşte geçen gün Keban ilçemizi ziyaret ettim ve çok üzüldüm. İlçemiz Kemaliye gibi turistik bir yer olması gerekirken bu anlamda yıllarca hiç hizmet yapılmamış ve bu yüzden esnaf kan ağlıyor ve ilçemiz işsizlikten sürekli göç veriyor. Herşey burdan başlıyor zaten. Kendi dağının kendi gölünün değerini bilmeyen yöneticiler kendi insanının da kıymetini bilmiyor. Kim kıymet biliyorum derse onlara hadi ordan deyip şu viraneye dönmüş Elazığ’ı göstermenizi istiyorum. İşte mesele bu kadar da basittir. Ben hayretler içindeyim, bu yöneticiler vekiller başkanlar sürekli yurtdışına gidip geziyorlar, yani hiç mi görmediler ki, daha uçak alçalmaya başladığında gelişmiş ülkelerin tüm dağları taşları, göletleri hep değerlendirilmiş. İşte onlar kendi insanlarına da öyle değer veriyorlar. İnsan bir bakar da iyi yanlarını örnek alır. BAĞKURUNU ÖDEYEMEYEN ESNAFIMIZ DEĞİL, BU ZULMÜ ONLARA REVA GÖRENLER UTANSIN ! Kıymetli hemşehrilerim, Bildiğiniz üzere geçen gün Hastane caddesinde esnaf ziyaretine çıktım. Bir il başkanı ve aynı zamanda bir işadamı olarak onların sorunlarını dinledim. Beni en çok etkileyen tablo neydi biliyor musunuz? Bağkur borcunu ödeyemeyen kronik rahatsızlığı olan bir bayan esnaf kardeşimizdi. Utana sıkıla başkanım iş yok, bu cadde üzerinde 2 hastane kapattılar, müşteri yoğunluğu çok düştü. Bağkur borcum 25 bin lira, faiz gelmiş şu kadar olmuş. İnanın söyleyecek söz bulamıyorum boğazım düğümleniyor. Ve ben biliyorum ki bir çok esnaf kardeşimiz bu durumda. Ben burdan tüm esnaf kardeşlerimize sesleniyorum, siz değil, size bu zulmü reva görenler utansın. Ve biz bu zulmü Allah’ın yardımıyla durduracağız size söz veriyorum. Çünkü iktidar ne derse desin Hak ve hakikat gelmiştir, şüphesiz hakkın karşısında hiçbirşeyi galip gelemez sadece hak galip gelir. Sizin istediğiniz kadar devletin imkanları elinizin altında olsun, istediğiniz kadar bir kısım medya basın elinizin altında olsun, bütün dünya da size yardım etsin asla galip gelemezsiniz. Çünkü siz bu insanlara zulm ederek Allah’ı CC karşınıza aldınız. Siz bir yandan namaz kılacaksınız sonra selam verip faiz düzenine hizmet edeceksiniz. Milleti fakirleştireceksiniz ve bu millet bağkurunu dahi ödeyemeyecek sonra da ben şöyle kuran okurum böyle namaz kılarım diyeceksin. Sen kılmamış gibisin. Bilmiyorsan git oku öğren. Sevgili hemşehrilerim, Bu durum asla kaderiniz değil. Buna yeter ve dur diyecek yine sizlersiniz inşallah. Bunlar sizi önce iş yapamaz duruma getirirler, bağkurunuzu bile ödeyemezsiniz ve ardından sanki suç esnafınmış gibi faizli bir şekilde paralarını tahsil ederler. Zaten AKP’nin görevi faize çalışmak çalıştırtmak. İşte öğrenim kredilerinde de aynı şeyi görüyoruz. Daha iş bulamamış gencimizden, sanki işsizlik kendi suçuymuş gibi faiziyle kredi tahsil ediyor. Bunlar faizi ağızlarına sakız etmiş. Faturan gecikir faiz, bağkurun gecikir faiz, vergin gecikir faiz, sonra da çıkar sanki faizi kendi değilde başkası istiyormuş gibi faize karşıyım der. Atalarımız bu tür kişileri bildiği için “Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” demişler. Ne de doğru söylemişler. Allah kendilerinden razı olsun. ABESLE İŞTİGAL PARTİSİ İşte bu yıl hükümet yurtdışındaki bankalara 179 milyar dolar faiz ödeyeceğini belirtti. Bakın anapara değil faiz. Bu parayı daha iyi anlamak için örnek vermek istiyorum. Bugün dünyanın en gelişmiş uçak gemisi 13 milyar dolardır Amerikadadır, bu parayla bu uçak gemisinden 14 tane alınabilir, ve en gelişmiş ülkelerin 1 tane uçak gemisi var. Türkiye’nin F16 sayısı 283 dür ancak bu parayla 12.000 adet F16 satın alınabilir ve son olarak bu parayla Türkiye deki tüm evler yıkılıp yapılabilir. Bugün Elazığ’daki tüm evleri yıkıp yeniden yapmak için yarım milyar dolar yeterli ama gelin görünki AKP vatandaşa harcamak yerine, başka önceliği olmayan yatırımlar yapmayı daha isabetli görüyor. Her zaman dediğim gibi milletimizin sorunu neyse oraya yönelmek icap eder. Bakınız Başta İstanbul olmak üzere çeşitli illerimizde, yıllardır uzmanlar şiddetli bir deprem olacak diye bas bas bağırıyor. Ancak bizler ne görüyoruz. Her zamanki gibi Sanayi yerine köprüye, üst geçite, tüp geçite, Kentsel dönüşüm yerine Kanal İstanbul’a yatırım yapılıyor. Öğrencinin borcu yerine dev firmaların borcu siliniyor. Ben bu tutumu sürdüren iktidar partisine kısaca Abesle İştigal Partisi diyorum. Vatandaş ne istiyorsa, vatandaşa ne lazımsa onun tersini yapmak iktidarın ana hizmetleri arasındadır. BİR GENCİN HAYALİNİ YIKMAK ÜLKENİN GELECEĞİNİ YIKMAKTIR. Yine Elazığımıza dönüp baktığımız zaman; en çok üzüldüğüm ve en önem verdiğim konulardan biri, gençlerimizin yaşadığı gelecek kaygısıdır ve ümitsizliğidir. Gençlerimiz ne diyor; *Bir okul okuyorum ama bir işe girebilecek miyim? Şimdi Elazığımız özelinde baktığınız zaman, bizim gençlerimizin önemli bir kısmı okumayı seven çocuklar. Bu okumuş gençlerimizin Elazığ’da çalışabilecekleri fabrikalar bir elin parmağını geçmez. İşte baktığınız zaman çoğu vasıfsız işçi çalıştıran fabrikalar görüyoruz. Benim diyen fabrika 3-5 mühendis çalıştıramaz. E mühendisi, matematikçiyi, fizikçiyi, nerde çalıştıracaksın soruyorum. Gencimiz haklı olarak soruyor niçin bu kadar emek verdim de okudum! Kendi alanında iş bulamayan gencimiz bir bakıyorsun işsizlikten ne iş olsa yaparım diyor. Bu sefer de kimlik bunalımına giriyor. Yazık değil mi bu gençlerimize Allah aşkına!  Siz bir gencin hayalini yıkmayı basit birşey mi sanıyorsunuz. Bir gencin hayalini yıkan bir ülkenin geleceğini yıkmış demektir. Sevgili hemşehrilerim Ben bu ilin yetiştirdiği aynı zamanda Girişimci bir kardeşiniz olarak gençleri yönlendirmek için bir çok girişimcilik seminerleri verdim. Açıkça söylemeliyim ki Yeni nesil çok girişimci ve üretken. Kendine ait fikirleri, hayalleri var ve kendi işini kurmak istiyor. Bu durum ülkemiz için değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Bugün bu memleketten bir Apple gibi elektronik devi, bir Google, bir facebook gibi bilişim devi niçin çıkmasın. Bunun olması için gençlerimizin desteklenmesi ve doğru yönlendirilmesi lazım. Girişimci olmanın bir takım kuralları ve zorlukları var ve yapılacak bir hata bir gencin tüm cesaretinin kırılmasına ve en kötüsü yıllarına mal olabilir. Ancak gelin görün ki şu an hayalim var diyen gencin bırakın doğru yönlendirilmesini işini yapabileceği bir imalathane bir atölye dahi yok. Ben burdan soruyorum 18 yıldır bu ilin vekilleri belediye başkanları bu gençlerimize iş alanı açmak için ne yaptılar soruyorum. Hangisine iş alanı açtılar. Hangisini uçurum kenarındayken kurtardılar da ailelerin hayır duasını aldılar. Bırakın gençlerimize iş imkanı bulmayı, bir ümitle işkura başvurup iş hayaliyle sıra beklerken bir bakıyorsunuz kendi adamlarını almışlar. Bu garibanın çocuğu da cebinde harçlıksız bir şekilde çay ocaklarında oturuyor. Gençlerimiz en üretken çağlarında oturarak körleşiyor. Birde bu çocuklardan devlet olarak kredi geri ödemesini istiyorsun. İnsanın bunu yaparken yüzü kızarır. Ancak ben Burdan işsizlik ile boğuşan, gelecek ile ilgili bu kaygıları yaşayan tüm gençlerimize ve velilerine söz veriyorum, biz Saadet partisi olarak sizler için hızlıca hayata geçecek plan projeler hazırladık. Elazığ’ı bizler inşallah bir teknoloji ve üretim merkezine dönüştüreceğiz. Dünya markalarının çıktığı nice genç işadamları yetiştireceğiz. Bunları yapmak için deneyimimiz ve hazırlanmış projelerimiz var. Bu anlamda gençlerimize seçimlere kadar sabretmelerini ve bizi takip etmelerini öneriyorum. TOKİ’ler Buradan Çıkmadan Anlaşma Yapılıp, En az 2000 adet atölye ve işlik imal ettirilmelidir! Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı olarak 15 Ocak 2021 Cuma günü Valilik ziyaretimde Sayın Valimiz Erkaya YIRIK’a talebimizi ilettim. Onlara “Gençlerimiz işsizlik problemi ile boğuşuyor. Esnafımız tacirimiz işini yapacak yer bulamıyor. Öncesinden zaten yeterli değildi hatta yoktu, ama şimdi Esnaflarımızın ve girişimci gençlerimizin işini kuracağı tek dükkan tek atölye kalmadı. Lütfen TOKİ’ler çıkmadan hazine arazisini alıp, buraya en az 2000 atölye yaptırın bari bu şekilde şehrimize katkınız olsun. Allah’ın izni ve inayetiyle göreceksiniz ki kısa sürede atölyeler dolacak, çarklar dönecek, gençlerimiz iş bulacak, iş kuracak. Dışarı doğru göçler azalacak. Çarşı esnafının artan iş ve alım gücünden dolayı yüzü gülecek. Basit bir hesapla her atölyede 5 insan istihdam edildiğini varsayarsanız toplam 10.000 insan iş bulur ki bu çok temkinli sayıdır. Bu sayı çok daha artabilir.” dedim. İnşallah bu tavsiyelerimiz yapılır ve gençlerimize iş imkanı doğar. Tavsiyemizin takipçisi olacağız. Y A Ş A D I Ğ I M I Z O L U M S U Z L U K L A R D A N D E R S ÇIKARMALIYIZ. Sevgili hemşehrilerim, Şu bir gerçekki Hayatımızın geri kalanında başarılı olabilmek için, başımıza gelen olumsuzluklardan ders çıkarmamız gerekiyor. Yaşadığı şeyden ders çıkarmayan bir insanla, her olaydan bir ders ve ibret çıkaran bir insan bir olabilir mi, elbetteki hayır. Bir insanı, bir toplumu hatta bir devleti yaşadığı deneyimler ancak olgunlaştırabilir. Yeter ki bunları unutmasın ve buna yönelik çözümleri hazır olsun. Öyleyse bizler ders çıkarmayı seçmeliyiz. İşte baktığınız zaman Japonya halkı 7 hatta 8 şiddetinde deprem yaşamalarına rağmen içlerinden 1 kişi bile hayatını kaybetmiyor, 1 kişinin düzeni 1 saat bile bozulmuyor. Üstelik binaları onlarca kat yüksekliğinde inşaa edilmesine rağmen. Niçin? Çünkü bu konuda yeterince ders çıkardıkları ve hazırlıklı oldukları için. Öyleyse bizler şapkamızı önümüze koyup yaşadığımız olumsuzlukları iyi değerlendirip, nerde hata yaptık, niçin başka yerde 1 kişinin burnu kanamazken burada 10 binlerce insan mağdur oluyor, türlü sıkıntılarla baş başa kalıyor bunları konuşmalıyız. ELAZIĞ’DA YIKICI BİR DEPREM OLACAĞI TAHMİN EDİLİYORDU! Şunu kabul etmeliyiz ki, Elazığ’ın yıllardan beri bir deprem kuşağında olduğu biliniyordu, yıllardan beri bilim insanlarımız bu konuda çeşitli illeri basın yoluyla defalarca uyardılar bunu herkes biliyor. Biz Saadet Partisi olarak bu gerçeği bildiğimiz için her belediye seçiminde, seçim programımıza mutlaka kentsel dönüşümü aldık. Elazığ böyle büyük bir depreme asla hazır değildi. Çünkü Elazığımızda bulunan apartmanların %80’inin eski olduğunu hepimizi iyi biliyoruz. BU BİNALARI DEPREM DEĞİL, KÖTÜ İDARECİLER YIKTI! Bakınız 20 yıl boyunca seçilen belediye başkanlarımız maalesef Elazığımızda kentsel dönüşüm adına ciddi bir adım Sayfa  atamamış ve yine maalesef bu işlere zaman, bütçe ve emek ayıracağı yerde belediyemizin adı hep şaibeli işlere karışmış ve bu işlerle anılmıştır. Bu şaibeli işleri Elazığda bilmeyen kimse kalmadı bu yüzden bunu konuşmanın manası yok. Vatandaşa hizmet edilsin diye gönderilen paraları Devletin malı deniz diyerek, kesesini doldurmak için yarışan idareciler ve yandaşlarını bilmeyen yok neredeyse. Ve yine üzülerek söylüyorum ki bugün ki iktidar bu yolsuzlukların ve kötülüklerin hepsinin üzerini örttü. Eğer bu ilin vekilleri ve belediye başkanı kentsel dönüşüm için kaynak oluştursaydı, milletin parası şaibeli haram işlere değil de kentsel dönüşüm için harcansaydı, insanlara sağlam bir ev yapılırmış olurdu ve yaşadığımız depremde herkes evinde huzur içinde oturuyor olurdu. KÖTÜ İDARECİLERİNİZ VARSA BAŞKA MUSİBET ARAMAYA GEREK YOK! Buradan alınması gereken ders şu, Elazığımızı imar edecek, yönetecek ve temsil edecek insanlar, şu veya bu kişinin yakını, tanıdığı, oğlu veya torunu olduğu için değil, veya çok nüfuzlu olmasından dolayı değil, önce ahlaklı, helali haramı bilen, kulların hakkına tecavüz etme hususunda kimseden değil Allah’tan korkan, istişareli ve akıllı, yetenekli ve başarılı insanlardan seçilmesi şarttır. Bizler eğer buna dikkat etmezsek; kim bizi bu tür olumsuzluklardan kurtarabilir ki. Hiç bir musibetin bizi bulmasına gerek yok zaten o idarecinin varlığı bile musibettir. Bizler Elazığlılar olarak niçin böyle idare edilmeye kendimizi layık görelim. Ben inanıyorum bundan sonraki ilk seçimde vatandaşlarımız sandıkta gerekeni en güzeliyle yapacaktır. İNSANLAR KONUŞMALARINI MANTIK SÜZGECİNDEN GEÇİRMELİ! Ordan bir vekilimiz çıkmış diyor ki “Efendim 5 şiddetinde orta hasarlıdan ağır hasarlıya dönüşen evlerimiz var. demekki orta hasarlı ev olabiliyormuş” Peki sana soruyorum 6.8 şiddetinde deprem olursa ne olacak? 5 şiddetinde ağır hasara dönüşen bina 6.8 de kalır mı? Söyleyecek söz bulamıyorum. bu milleti yanıltmayın rica ediyorum artık ayıp oluyor. Bir an önce orta hasarlı evleri yıkın ve vatandaşımıza hızlıca evlerini teslim edin. Evlerin teslimine gelecek olursak tam bir muamma. Kimin ne dediği belli değil. Vekili ayrı rakam söylüyor, bakanı ayrı, cumhurbaşkanı ayrı. Böyle bir devlet idaresi ne görüldü ne de duyuldu. YALAN SÖYLERSEN GÜNAH, ALGI YÖNETİRSEN SEVAP Bir bakıyorsun Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, bir anda ortaya çıkıp kulak çekme muhabbetine dahil olma isteği yüzünden, 8 Ocak 2021 tarihinde bir basın açıklamasında şunları söyledi. “Depremin üzerinden 11 ay geçti 8000 konutu bitirdik vatandaşlarımıza teslim ettik”dedi. Ben el insaf diyorum başkada birşey diyemiyorum. Bakınız 8000 evden vazgeçtik şu an daha 3000 ev bile teslim edilmediğini belirtmek istiyorum. Ben burdan sayın Bakan Kurum’un çıkıp söylediği doğru olmayan bilgiler için Elazığlı hemşehrilerimizden özür dilemesini istiyorum. Umarım bir daha bu yola başvurmaz ve bakanlık düzeyinde insanları aldatmazlar. Sayın Cumhurbaşkanı Elazığ’a geldi çıkıp 2517 konut teslim ettik diyor. Ki doğru rakamda bu zaten. Ancak Bakan Kurum Cumhurbaşkanına ne diyor yine? 6 ayda teslim edeceğiz kalan binaları. Yahu sen 1 senede 2500 konutu teslim edemedin! 6 Sayfa  ayda nasıl 12000 konutu teslim edeceksin. Ben bu durumu Elazığlı vatandaşlarımızın takdirine bırakıyorum. Bize göre bunda şaşılacak birşey yok. İnsanları yanıltmak, onlara yanlış bilgi vermek, duygularıyla oynamak onları hatta hiçe saymak maalesef AKP tarafından 18 yıldır "algı yönetimi” olarak adlandırılıyor. Yani yalan söylersen günah, ama adına algı yönetimi dersen sevap. Ve aynı teknikleri kullanarak daha nice yanlışların altına imza atıldığını anlatmanın manası yok çünkü bu tüm vatandaşlarımız tarafından biliniyor ve gerekeni sandıkta yapacağından hiç şüphem yok. TOKİ YAPACAĞI EVLERİN MİMARİ PROJESİNİ, BİNAYI YAPMADAN ÖNCE VATANDAŞA GÖSTERMELİYDİ! Ben şahsen tokilerin reklam için kullandıkları evler dışında yaptıkları evleri görünce hayretler içinde kalıyorum. Eğer bu projeler vatandaşlara gösterilseydi ben vatandaşlarımızın bu yapıma müsade etmeyeceği kanaatindeyim. Yani bu evlerin bazılarının ev olmaktan çıktığını artık herkes biliyor bunu konuşmanın manası yok. Benim önerim TOKİ başlayacağı bu tür projelerde mimari projelerini vatandaşla kesinliklikle paylaşmalıdır. Bilgisayar ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Bir takım bilgisayarlı simülasyonlarla gösterimler yapılabilirdi. Siz böyle büyük bir işe başlarken mutlaka elinizin altında her alana hızlı adapte edilebilir mimari projeleriniz olmalı. Ama maalesef bu eksiklik bile idarecilerin ne kadar yanlış bir noktada görev yaptıklarını gösteriyor. KENDİNİ ACEMİ BERBERE TESLİM EDEN CEBİNDEN PAMUĞU EKSİK ETMESİN. Milletimiz aslına gittikleri berberin bırakın usta olmayı, vasat bile olmadığını gördü.   AKP yöneticileri vatandaşlarımızı iki kış boyunca 20 m2 ilk konteynırlarda yaşatarak, evlerini küçücük yaparak, hak kayıpları yaşatarak, bu da yetmez üstüne para talep ederek tabiri caizse insanlarımızı kan revan içerisinde bıraktı. Bizde bir atasözü var Kendini acemi berbere teslim eden cebinden pamuğu eksik etmesin. İnsanlarımız aslında derdi hizmet olmayan ne kadar acemi bir kadroya düştükleri artık anladı ve gelecek seçimde işi ehline verme hususunda artık kimse kararlarını değiştiremeyecek. BASİT BİR HAMLE İLE BİNALAR %20 ORANINDA DAHA HIZLI TESLİM EDİLEBİLİRDİ! *9-10 kata imarlı yerde, 5 kat bina yapma kararı verirseniz 1 adet temel açma, 1 adet temel yapma ve 1 bodrum yapma süresi kaybedersiniz, ayrıca 1 çatı yapma süresi kaybedersiniz bu da yetmez, buna mobilize olma yeni teşkilatlar kurma süresini de kayıplara eklerseniz sonuç olarak işte şu an Elazığ’da olduğu gibi 8000 yerine 3000 evi teslim edemezsiniz, vatandaşta sizin yüzünüzden 2. kışını bu soğukta konteynırlarda geçirir. VATANDAŞTAN TEK KURUŞ ALINMADAN EVLER TESLİM EDİLEBİLİRDİ! *Mahallelerde hali hazırda imarın izin verdiği kadar kat sayısı yükseltilseydi, 5 kat hak sahiplerine kalan katlar da müteahhitlere kar olarak verilirdi. Ve vatandaştan tek kuruş alınmadan belki küçük bir devlet desteği ile onlara ev teslim edilebilirdi. Bunun gibi nice fikirler ancak istişare ile ortaya çıkabilir. Ancak vatandaştan kopuk kendini her türlü öneriden müstağni gören bir anlayış maalesef idarecilerin ne kadar yanlış bir noktada görev yaptıklarını göstermektedir. Tüm bunlar karşılığında vatandaştan para istenmesi ayrı bir vahim tablodur. Bugün sadece bir köprü ve tünele öz kaynaklarla 2 milyar TL para harcanırken, maalesef maddi ve manevi travmaya girmiş vatandaşlarımızdan ev yapma karşılığında para isteniyor. Halbuki 2 milyar TL ye 6000 konut ücretsiz teslim edilebilirdi. Veya tüm konutlar kat arttırımı birlikte verilecek müteahhit karı ve devlet desteği ile ücretsiz teslim edilebilirdi. NECMETTIN ERBAKAN BULVARINDA MEYDANA GELEN KAZALARIN SEBEBİ YİNE İDARECİLERDİR. İlin idarecilerine sesleniyorum yani görüyorsunuz Prof.Dr. Necmettin Erbakan bulvarında sürekli kaza oluyor. Kaç kişi vefat etti. Bir hız sınırlayıcı koymak bir EDS kamerası koymak çok mu zor. Önlem almıyorsan bunun sebebi sensin. Allah’tan korkun. Ve lütfen şuraya bir radar veya kasis ne gerekiyorsa koyun. Önlem için artık ne bekleniyor. Bu sorun sadece burada değil her yerde var. Koca koca kamyonların hız yaptığı yerde radar yok denetim yok. Çıkarsınlar bana kaç kamyona hız limitinden Ceza kesildiğini göstersinler. Suç makinası gibi ortalıkta geziyorlar. Bu nasıl bir yönetim anlamak mümkün değil. İZZETPAŞA CAMİİ BİR AN EVVEL AÇILMALI. Sevgili hemşehrilerim, Elazığımız gerçekten çok zor günler geçiriyor. Vatandaşlarımız kötü ekonomik şartlar ve kötü yönetimin oluşturduğu maddi yıkımı, manevi anlamda gidererek bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyorlar. Ancak gelin görün ki Elazığımızın manevi kapısı olan İzzet Paşa Camiini hala açamadılar. Hiçbir neden bir camiinin bir seneden fazla kapalı kalmasını açıklayamaz. Bu halk sizden İzzetpaşa camiini Derhal açmanızı istiyor. Burdan ilin tüm idarecilerine sesleniyorum Maddi olarak yıktığınız bu halkı manevi olarak yıkmayın.  YAŞANABİLİR BİR ELAZIĞ İÇİN HERKESİN MUTLU OLACAĞI PROJELERİMİZ VAR! Saadet Partisi Elazığ İl Başkanlığı olarak Elazığ’ımıza sınıf atlattıracak, herşeyden evvel işsizliği kökünden çözecek, yeni bir sanayi memleketi haline dönüştürecek, her işadamının Elazığ’a yeni teknolojik yatırımlar için sırada beklediği bir il haline getirmek ana hedeflerimiz arasındadır. İsraf, lüks, şatafat, rüşvet, yalan ve faizi Elazığ gündemimizden silecek bunlara asla müsade etmeyeceğiz. Her bir Elazığ’ın evladı bizim için önemli olacak, adamı olan değil, adam olan insanların hepsine değer vereceğiz ve Allah’ın izniyle iş vereceğiz. İktidarın yaptığı gibi sadece kendi adamına, yakınına, kendi yandaşına değil, tüm gençlerimizi kucaklayan, kapsayan yeteneklerine ve kabiliyetlerine göre iş imkanı oluşturacağımın sözünü veriyorum. Elazığ’ın nüfusunu gelenek ve göreneklerini koruyarak biz biz yapan değerlere sahip çıkarak, sosyal kültürel ve turizm alanlarında iyi düşünülmüş, ilimizi iç ve dış turizme açacak projeler ile bölgemizde öne çıkmasını sağlayacağız. Ayrıca ben ve yönetim kurulum her konuda olduğu gibi Depremin sosyolojik, psikolojik ve ekonomik etkilerini en aza indirmek için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Vatandaşlarımız gittiğimiz yerlerde bize özlem ile bakıyor. Aynı duygularla biz de vatandaşlarımıza gerçek hizmet götürmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Yapılacak olan yerel ve genel seçimlerde göreve gelirsek vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidermek bizim için birinci vazife olacağının teminatını vermek isterim. Kendi yerel halkıyla uyumlu, istişareli, adaletli ve onları Elazığ’da ve Türkiye’nin her yerinde en iyi şekilde temsil edecek bir politika izleyecek, helali haramı bilen hakkı hukuku bilen adaylarımız ile Yeniden milli görüş belediyeciliğini, vekilliğini insanlarımıza yaşatmayı bizler hedef olarak koyduk. Kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin  mumunu yakacak adaylarımızın iş başına gelmesi için İl Başkanı olarak ve idaremdeki çelikleşmiş teşkilatlarımla, insanlarımıza Adil bir düzen götürmek için, Yaşanabilir bir Elazığ için gücümüz yettiği kadar çalışacağımızı burdan tüm halkımıza belirtmek isterim. Tüm bu iyi dileklerimizin dua niyetinde Allah’tan kabul görmesini niyaz eylerim, Allah’a emanet olunuz. Abdullah AKIN Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı 



HABER VİDEOSU








FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ELAZIĞ Haberleri

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI YUKARI